Yapay zeka alanında 5 Şubat’ta peş peşe duyurulan iki model OpenAI’ın GPT-5.3-Codex’i ve Anthropic’in Claude Opus 4.6’sı yazılım dünyasında büyük bir tartışma başlattı. Bu gelişmelerin ardından Spotify’daki üst düzey mühendislerin Aralık ayından bu yana doğrudan kod yazmadığı iddiası gündeme geldi.
Şirket içinde geliştirilen yeni sistem sayesinde mühendislerin Slack üzerinden yapay zekaya komut vererek hata düzeltme ve özellik ekleme işlemlerini gerçekleştirdiği belirtiliyor.

Spotify’da “Honk” Sistemi ile Yapay Zeka Tabanlı Geliştirme
Spotify eş CEO’su Gustav Söderström, 10 Şubat’taki yatırımcı toplantısında yeni çalışma modelinin detaylarını paylaştı. Buna göre geliştiriciler, “Honk” adlı dahili platform üzerinden Claude Code modeline talimat vererek yazılım süreçlerini yönetiyor.
Söderström’ün açıklamasına göre bir mühendis, sabah işe giderken telefonundan Slack üzerinden bir hatayı düzeltebiliyor ya da iOS uygulamasına yeni bir özellik ekleyebiliyor. Ofise varmadan önce değişiklikler yayına alınabiliyor. Bu sistem, yazılım geliştirme süreçlerinin klasik kod yazma anlayışından komut verme ve denetleme modeline evrildiğini gösteriyor.
GPT-5.3-Codex ve Claude Opus 4.6 Ne Vaat Ediyor?
OpenAI, GPT-5.3-Codex modelinin kendi test süreçlerindeki hataları analiz edebilen ve kendini iyileştirebilen ilk model olduğunu savunuyor. Anthropic ise Claude Opus 4.6’nın finansal analiz testlerinde üst sıralarda yer aldığını ve büyük ölçekli kod sistemlerinde daha başarılı performans sunduğunu belirtiyor. Bu açıklamalar, “geleneksel yazılımcılık sona mı eriyor?” sorusunu gündeme taşıdı.

Teknoloji Dünyası İkiye Bölündü
Girişimci Matt Shumer, X platformunda büyük yankı uyandıran yazısında yapay zekanın teknoloji sektöründe Covid döneminden daha büyük bir kırılma yaratacağını öne sürdü. Shumer’e göre yapay zeka artık birçok teknik işi doğrudan üstlenebiliyor.
Ancak bu görüşe karşı çıkan isimler de var. New York Üniversitesi’nden emekli profesör Gary Marcus, yapay zeka konusunda yapılan açıklamaları “abartılı” olarak nitelendirdi. Marcus, üretilen kodlarda halüsinasyon (yanlış üretim) ve güvenlik açıkları sorunlarının göz ardı edildiğini savundu. Ayrıca geçmişte verilen ancak gerçekleşmeyen teknolojik vaatleri hatırlatarak, yapay zekanın insan emeğini tamamen devralmasının kısa vadede mümkün olmadığını ifade etti.

Araştırmalar Ne Diyor?
Arxiv’de yayımlanan bir çalışmaya göre geliştiricilerin yüzde 88’i yapay zekanın bazı olumsuz etkileri olduğunu bildiriyor. Katılımcıların yüzde 53’ü ise yapay zekanın ürettiği kodların doğru görünmesine rağmen güvenilmez olabildiğini belirtiyor.
Başka bir araştırma ise yapay zekanın iş yükünü azaltmak yerine artırabildiğini ve geliştiricilerde tükenmişliğe yol açtığını ortaya koydu. Yazılım mühendisi Steve Yegge, yapay zekayla çalışan mühendislerden günlük maksimum üç saat yüksek verim beklenmesi gerektiğini savunurken, Marcus bu tahminlerin bile fazla iyimser olabileceğini dile getiriyor.
Yazılımın Geleceği Değişiyor mu?
Tartışmalar sürse de bir gerçek açık: Yapay zeka, yazılım geliştirme süreçlerini kökten dönüştürmeye başladı. Kod yazmak yerine yapay zekaya yönlendirme yapmak yeni bir standart haline gelebilir. Ancak bu dönüşümün geleneksel yazılımcılığı tamamen ortadan kaldırıp kaldırmayacağı sorusu, teknoloji dünyasında uzun süre tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.





