Start-Stop Sistemi ABD’de Tarih Oluyor: Yeni Araçlarda Kaldırılabilir

Start-Stop Sistemi ABD’de Tarih Oluyor: Yeni Araçlarda Kaldırılabilir

Otomobillerde son yılların en tartışmalı teknolojilerinden biri olan start-stop sistemi, ABD’de alınan yeni kararlarla birlikte geri çekilme sürecine giriyor. Aracın durduğunda motoru kapatıp frenden ayağınızı çektiğinizde yeniden çalıştıran bu sistem, 2026 itibarıyla üreticiler için artık bir zorunluluk olmaktan çıkıyor.

ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından açıklanan yeni düzenlemeler, üreticilere bu sistemi kullanmaları karşılığında verilen teşvikleri kaldırıyor. Böylece start-stop donanımı, ekonomik ve yasal avantajını büyük ölçüde kaybetmiş oluyor.

Teşvikler Kaldırıldı, Sistem Anlamını Yitirdi

Bugüne kadar otomobil üreticileri, “off-cycle credits” adı verilen puanlama sistemi sayesinde start-stop teknolojisini araçlarına eklediklerinde federal emisyon avantajı elde ediyordu.

Şubat 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni kurallarla bu puan sistemi iptal edildi. Artık üreticiler için start-stop sistemi:

  • Ek maliyet,
  • Daha karmaşık marş motoru sistemi,
  • AGM akü gibi pahalı donanım gereksinimi,
  • Potansiyel kullanıcı şikayetleri

anlamına geliyor.

Teşvik ortadan kalkınca, sistemin standart paketlerden çıkarılması güçlü bir ihtimal olarak görülüyor.

Tartışma: Gerçekten Faydalı mı?

Start-stop sistemi yıllardır sürücüler arasında ikiye bölünen bir konu.

Avantajları

Bağımsız testlere göre sistem, özellikle yoğun şehir içi trafikte yakıt tüketimini %4 ila %9 arasında azaltabiliyor. Bu da milyonlarca araç bazında düşünüldüğünde önemli bir emisyon tasarrufu anlamına geliyor.

Eleştiriler

Eleştirenler ise sistemin marş motoru, batarya ve motor parçaları üzerinde ekstra yük oluşturduğunu savunuyor. Modern araçlarda bu parçalar güçlendirilmiş olsa da, uzun vadede bakım maliyetlerinin artabileceği iddia ediliyor.

Daha Geniş Bir Politika Değişimi

Bu karar, ABD’nin otomobil politikalarında daha geniş kapsamlı bir değişimin parçası olarak değerlendiriliyor. Federal yönetim, CAFE (Kurumsal Ortalama Yakıt Ekonomisi) standartlarını da gevşetti.

2031 için hedeflenen ortalama 50 mpg seviyesinden 34.5 mpg seviyesine geri adım atılması, içten yanmalı motorlar üzerindeki verimlilik baskısını azaltıyor. Bu durum, büyük hacimli motorların üretim süresini uzatabilecek bir gelişme olarak yorumlanıyor.

Türkiye ve Avrupa Etkilenecek mi?

ABD’de başlayan bu değişim, küresel otomotiv üreticilerinin stratejilerini etkileyebilir. Ancak Avrupa Birliği’nin Euro 7 emisyon normları çok daha katı olduğu için start-stop sisteminin Avrupa ve Türkiye pazarında kısa vadede tamamen kalkması beklenmiyor.

Yine de ABD’deki deregülasyon adımı, otomotiv teknolojilerinde “zorunlu çevre ekipmanı” anlayışının yeniden tartışılmasına yol açabilir. Start-stop sistemi birçok sürücü tarafından sevilmese de yakıt tasarrufu ve emisyon azaltımı açısından teknik olarak belirli katkılar sağlıyordu. Yeni dönemde üreticilerin maliyet ve müşteri beklentileri doğrultusunda nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.

Önceki Haber iPhone 18 Pro Fiyatı Düşebilir mi? Analistlerden Dikkat Çeken İddia
Benzer Haberler
Rastgele Oku