Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerlilik oranı yüzde 83 seviyesine ulaştı. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün tarafından açıklanan yeni oranla birlikte Savunma Sanayii Başkanlığının 2024-2028 Stratejik Planı'nda 2026 yılı için belirlenen hedef yakalanmış oldu. Türkiye'nin savunma sanayiinde bir sonraki hedefi, yerlilik oranını 2027'de yüzde 84'e, 2028'de ise yüzde 85'e çıkarmak.
Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik yürüttüğü yerlileştirme çalışmalarında yeni bir seviyeye ulaşıldı.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 18 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada savunma sanayiindeki yerlilik oranının yüzde 83'e yükseldiğini duyurdu. Açıklanan oran, Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) mevcut stratejik planında 2026 yılı için belirlediği hedefle de örtüşüyor.
2026 Yerlilik Hedefi Yakalandı
SSB'nin 2024-2028 Stratejik Planı'nda savunma sanayiindeki yerlilik oranının her yıl kademeli olarak artırılması öngörülüyor.
Plan hazırlanırken 2023 yılı için başlangıç değeri yüzde 80 olarak belirlenmişti. Buna göre yerlilik oranının 2024'te yüzde 81'e, 2025'te yüzde 82'ye ve 2026'da yüzde 83'e çıkarılması hedefleniyordu.
Yeni açıklamayla birlikte 2026 yılı için belirlenen seviyeye ulaşılmış oldu. Stratejik planın devamında ise 2027 için yüzde 84, 2028 için yüzde 85 hedefi bulunuyor.
2025'te Yerlilik Oranı Yüzde 81,3'tü
Savunma Sanayii Başkanlığının 2025 Yılı Faaliyet Raporu'nda savunma sanayii yerlilik oranının yıl sonunda yüzde 81,3 olarak gerçekleştiği açıklanmıştı.
2025 yılı için belirlenen hedef ise yüzde 82 seviyesindeydi. Son açıklanan yüzde 83'lük değer, önceki hesaplama dönemine kıyasla yaklaşık 1,7 puanlık yükselişe işaret ediyor.
SSB, yerlilik oranına ilişkin hesaplamaların firmaların YETEN sistemine gerçekleştirdiği veri girişlerinin ardından yapıldığını belirtiyor.
Savunma Sanayiinde Yerlilik Oranı Nasıl Hesaplanıyor?
Savunma sanayiindeki yerlilik oranı, yalnızca bir uçak, gemi, füze veya kara aracında kullanılan yerli parçaların sayılmasıyla belirlenmiyor. Hesaplama çok daha geniş bir süreci kapsıyor. SSB'nin millilik ve yerlilik oranlarının belirlenmesine yönelik metodolojisinde tasarım, geliştirme, test, üretim, satış ve lojistik destek gibi farklı aşamalar dikkate alınıyor.
Yerli ürün ve hizmetlerin toplam değerinin sistem veya alt sistemin toplam değerine oranı da hesaplamanın önemli unsurları arasında bulunuyor. Bu nedenle açıklanan yüzde 83'lük değer, savunma sanayii ekosisteminin yalnızca üretim kapasitesini değil, mühendislik ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini de kapsayan daha geniş bir gösterge niteliği taşıyor.
Kritik Savunma Teknolojilerinde Yerlileştirme Sürüyor
Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerlileştirme politikalarında özellikle dışa bağımlılığın yüksek olduğu kritik teknolojilere ağırlık veriliyor. Son yıllarda radar, elektronik harp, elektro-optik, haberleşme, komuta-kontrol, mühimmat ve platform alt sistemlerinde yerli çözümlerin geliştirilmesine yönelik projeler yürütülüyor.
Amaç yalnızca nihai savunma platformunun Türkiye'de üretilmesi değil, platform içerisindeki kritik teknolojilerin de mümkün olduğunca yerli şirketler tarafından geliştirilmesi. Bu yaklaşım, tedarik zincirinde yaşanabilecek dış kaynaklı kısıtlamaların etkisinin azaltılması açısından da önem taşıyor.
Deniz Platformlarında da Yerlilik Artıyor
Yerlileştirme çalışmalarının öne çıktığı alanlardan biri Türk savunma sanayiinin son yıllarda önemli projeler gerçekleştirdiği deniz platformları. MİLGEM programı kapsamında geliştirilen TCG İçel'in yüzde 80'e varan yerlilik oranına ulaştığı daha önce SSB tarafından açıklanmıştı.
Gemide radar, sonar, atış kontrol sistemleri ve gemisavar füze sistemleri dahil olmak üzere çok sayıda kritik alanda milli çözümler kullanılıyor. Deniz platformlarında elde edilen mühendislik tecrübesinin yeni gemi projelerine aktarılmasıyla yerli sistemlerin kullanım oranının daha da artırılması hedefleniyor.
Hedef 2028'de Yüzde 85 Yerlilik
Savunma Sanayii Başkanlığının mevcut yol haritasına göre yerlileştirme çalışmalarının önümüzdeki iki yılda da devam etmesi planlanıyor. 2027 yılı hedefi yüzde 84, 2028 yılı hedefi ise yüzde 85 olarak belirlenmiş durumda.
Bundan sonraki süreçte yalnızca mevcut sistemlerin yerlileştirilmesi değil, yüksek teknoloji gerektiren kritik bileşenlerin Türkiye'de tasarlanması ve geliştirilmesi de önem kazanacak.
Yerli alt yüklenici ve KOBİ ekosisteminin büyütülmesi, kritik teknolojilerde yerli tedarik zincirlerinin oluşturulması ve özgün ürün geliştirme kapasitesinin artırılması bu sürecin temel başlıkları arasında yer alıyor.
Yerlilik Oranındaki Artış Neden Önemli?
Savunma sanayiinde yüksek yerlilik oranı, ülkelerin stratejik ürün ve teknolojilerde dış kaynaklara olan bağımlılığının azaltılması açısından önem taşıyor.
Ancak yüzde 83'lük oran, Türkiye'deki bütün savunma sistemlerinin yüzde 83'ünün tamamen yerli olduğu anlamına gelmiyor. Oran, SSB'nin belirlediği metodoloji çerçevesinde savunma sanayii ekosisteminin genelindeki yerli katkıyı ifade ediyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yerlilik oranının artırılmasının yanı sıra motor, elektronik, sensör, yarı iletken, malzeme ve diğer kritik teknolojilerde sahip olunan özgün mühendislik kabiliyetinin geliştirilmesi de savunma sanayii açısından belirleyici olmaya devam edecek.
Türkiye, açıklanan yüzde 83'lük oranla 2026 hedefini yakalarken gözler şimdi 2027'de yüzde 84 ve 2028'de yüzde 85 olarak belirlenen yeni hedeflere çevrildi.





