Yapay Zekâ Veri Merkezleri Uzaya Taşınıyor: SpaceX, Google ve Hindistan Yarışta

Yapay Zekâ Veri Merkezleri Uzaya Taşınıyor: SpaceX, Google ve Hindistan Yarışta

Yapay zekâ sistemlerinin artan enerji ihtiyacı, teknoloji devlerini radikal bir çözüme yöneltti: Uzayda veri merkezleri kurmak. ABD ve Hindistan merkezli şirketler, Dünya’daki elektrik şebekelerini zorlayan yüksek işlem gücü talebine karşı yörüngesel altyapılar geliştirmek için adeta yarışa girdi.

SpaceX ve xAI’den Yörüngesel Hamle

Bu alandaki en dikkat çekici adım, SpaceX’in, Elon Musk’ın yapay zekâ girişimi xAI ile güçlerini birleştirmesi oldu. Şirket, ABD’deki Federal Communications Commission’a başvurarak güneş enerjisiyle çalışacak yüz binlerce hatta 1 milyona kadar uydu fırlatmak için onay talep etti.

Hedef, kesintisiz güneş ışığından yararlanan yörüngesel veri merkezleri kurmak. Elon Musk’a göre uzay, önümüzdeki birkaç yıl içinde yapay zekâ altyapısı için ekonomik açıdan en avantajlı ortam haline gelebilir.

Google ve Phantom Space de Yarışta

Sadece SpaceX değil, Google da Project Suncatcher adlı girişimiyle güneş enerjili uydulara Tensor İşlem Birimleri (TPU) yerleştirmeyi araştırıyor. Şirket, yörüngedeki güneş ışığından Dünya’ya kıyasla çok daha verimli şekilde yararlanmayı hedefliyor ve ilk prototipleri 2027 civarında fırlatmayı planlıyor.

Öte yandan, SpaceX’in kurucu ortaklarından Jim Cantrell’in liderliğindeki Phantom Space, 66 uydudan oluşacak “Phantom Cloud” ağı üzerinde çalışıyor. Amaç, yörüngede bulut bilişim ve veri depolama hizmeti sunmak.

Hindistan’dan 600 Veri Merkezi Planı

Hindistan merkezli Agnikul Cosmos, bulut hizmeti sağlayıcısı NeevCloud ile iş birliği yaparak alçak Dünya yörüngesinde yapay zekâ veri merkezleri kurmayı planlıyor. İlk pilot uygulamanın 2026’dan önce başlatılması, sistemin ise birkaç yıl içinde yüzlerce yörüngesel merkeze ulaşması hedefleniyor.

Uzayda Veri Merkezi Mümkün mü?

Ancak projeler tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uzayda ısı transferinin yalnızca radyasyon yoluyla yapılabilmesi, soğutma konusunda ciddi teknik zorluklar yaratıyor. Ayrıca uzay çöpleri, radyasyon riski, yüksek fırlatma maliyetleri ve bakım zorlukları gibi engeller de gündemde.

Buna karşılık destekçiler;

  • Kesintisiz ve güçlü güneş enerjisi,
  • Pasif soğutma imkânı,
  • Arazi sınırlaması olmaması,
  • Lazer bağlantılarla yüksek hızlı veri aktarımı

gibi avantajlara dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre yapay zekânın enerji sınırlarını aşması, bilişim altyapısının uzaya taşınmasını hızlandırabilir. Eğer projeler başarıya ulaşırsa, teknoloji dünyası için tamamen yeni bir dönem başlayabilir.

Önceki Haber Microsoft Store için Store CLI Duyuruldu: Komut Satırından Uygulama Yönetimi Dönemi
Benzer Haberler
Rastgele Oku